TuRKMaXi.OrG Forum Mp4 Film Dizi Oyun Program

Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et
TURKMAXİDE ARAMA BURADAN YAPIN
Geri git   TuRKMaXi.OrG Forum Mp4 Film Dizi Oyun Program > TuRKMaXi Aşk & Sevgi Evi > Aşk & Sevgi
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

Aşk & Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Herşey...


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
aşk dokunur kalplere
Cevaplar
1
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
87
Önceki Konu
önceki Konu

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 02-27-2010   #1
Hakkımda
bucalı
AsTeğmen

Avatar
 
bucalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 711
Konuları: 629
Üye No: 25177
Karizma
Tecrübe Puanı: 24
Karizma Puanı : 2260
Karizma Seviyesi:
bucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yoldabucalı İyi Yolda
Teşekkür Tablosu

Teşekkür Sayısı: 21
26 Mesajda 23 Defa Teşekkür Aldı

Seviye

Seviye24 [♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 57 / 579
Güç: 237 / 3322
Deneyim: 19%

İletişim

bucalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Standart aşk dokunur kalplere

aşk dokunur kalplere


Aşkın vuslat çizgisini geçmiş veya sevdayı iki farklı bedenden tek bir ruha yükseltmiş istisna ve bir o kadar da müstesna kalpler de dâhil aşkın öyle boyutları vardır ki dokunur. Bazen sersemletir bazen serinletir. Bazen çağlar bazen dağlar. Bazen durulaştırır bazen durultur. Ah aşk... Dokunur. Hem de her kalbe farklı her sevdaya farklı dokunur. Her zamanda farklı her mekânda farklı.

Bakınız aşkın dokunan bir olgu olduğunu her durumda ruha nasıl işlediğini beraber işleyelim. Evveli; vuslata ermemiş kavuşmama acısı çeken bir gönlün çaresiz çırpınışları... Olgunlaşmamış bir meyve gibi dalında asılı durur aşk. Yesen yiyemezsin; tatsızdır; kopartıp atsan atamazsın canın acır. Atsan dahi koptuğu yerde izi kalır hüznü yapraklara vurur yapraklar dökülür. Burada hüzünden ziyade dokunması vurgudur belki de ne çiçekler açacak diğer dallarda ne meyveler bitecek gövdesinde gönlün ama o olgunlaşmamış meyve orada bıraktığın köşede masum boynu bükük şekilde hep sana bakacak dokunacak. Ya da misal; visale açılacak küçük bir pencere gibi duracak bir kenarda ama hiç açılmayacak. Rüzgârını özleyeceksin umudun şöyle çarpıp geçse diye. Ama esmeyecek. Belkide ne kapılar aralanacak ama o pencere gizem perdesini de çekmiş olarak kalacak ve dilini bilmediğin en muammalı şarkıları fısıldayacak kulağına. Dokunacak aşk. Durup durup ket vuracak geçmişe anılar. Hiç olmadık anlarda içinize düşecek onsuzluk ve sizi de düşürecek sonsuzluğun arka sokaklarına. Veremli caddeleri cüzamlı ayaklarla çiğneyeceksiniz. Aşkın başkenti değil yalnızlığın taşrası olacak kent. Öyle yokuşlarla ülfetleşeceksiniz ki külfetine katlanacağınız çıkmaz sokaklarınız dahi olmayacak. Her volta da bir kerte daha çizilecek zaman defterine ve her kerte kardeş olacak ölüme. Ve dokunacak aşk kalplere.

Kavuşmuş aşklara gelince velev ki iki gönül birbirini sevdi velev ki kalplerini birbirine emanet verdi velev ki sustu hüzün güldü yüzün; aşk yine dokunur. Belki senaryo başkadır ama aynı oyun oynanır. Sevdiğiniz yanınızdadır gülümsüyordur. Beraber başlıyorsunuzdur sabahlara gonca tadında. En güzel kahvaltılar sizindir belki. Kızartılan her ekmek aşkı anlatır bereketi anlatır. Çaydanlıkta huzurla kaynarken su buğusunda sevgi yayılır odanın her bir yanına yaşam tadında. Sevgi bir aktarma otobüsü gibi olur yârin gönlünden varlığa giderken biletini gülüşlerle ödediğin ve zaman tadında... Her an böyle her an onunla. Hiç sıkılmadan hiç bıkmadan inadına böyle inadına onunla. Hayata inadına... Ama böylesi mutluluğun zirve yaptığı durumlarda bile hep bir soru meşgul eder gönülleri: “Ya biterse!” Siz sevdayı yaşatırken sevda sizi yaşatırken hep bir çocuk çekiştirir sırtınızdan: “Ya biterse!” Bitmese de biter gibi içinize vurur ve aramızda kalsın bir aşk en çok biterken dokunur.

Ucu güvene dokunmayan ve ipliği sevgiyle dokunmayan her aşk dokunur. Hatta böyleleri yok olur.

Yazarken de dokunur aşk ki hem de bana nasıl dokunur! Hep usul usul sorarım kendime: “ Hangi bahane avutur?” Dokunmasa kalemimde kâğıda dokunmazdı elbet dokunmasa geceler boyu böyle canım okunmazdı. Bu dokunuşlar değil miydi aşığını sokaklara vuran ve hala vuruyor. Bak yine! Karışıyorsun insan seline. Her renkten her telden bir sürü insan. Yürüyorsun şehrin kalabalık sokaklarında. Onsuz caddedeki insanlar bir anda yok oluyor kalıyorsun bir anda tek başına. Her yer bomboş. Sessizliğin bile yankı yapıyor tenhalığın akustiğinde. Kaldırımlar öksüz kalıyor ama yetim değil. Evler apartmanlar dükkânlar sana bakıyor. Sen ise onu bekliyorsun her geçen anda sanki bir el usulca omzunuza dokunacak da dönünce onu görecekmiş gibi bekliyorsun. Ama olmuyor. Dünya dönüyor. Başın dönüyor. Sen dönüyorsun. Ama yok. O yok. Arkanda kimse yok. Bir anlığına yokluğu hissediyorsun. Sonrasında insanlar geri geliyor sel gibi akıyor yine. Mecidiyeköy kaynıyor. Bir adım atıyorsun ve roller değişiyor bu sefer şehir kayboluyor. Bir dünya insanlasın uçsuz bir ovada. Onu arıyorsun kalabalıklarda. İğneyle insan kazıyorsun. Her kalbin altına her gözün arkasına bakıyorsun çocuğunu kaybetmiş anne serzenişi gibi. Ne zaman ki bir kırmızı kazak görsen giyinilmiş heyecanlanıyorsun aşkın verdiği refleksle. Ama olmuyor. Bulunmuyor sevgili. Sonrasında yavaş yavaş insanlarda kayboluyor şehirde kayboluyor sende kayboluyorsun... Onu bulacağım derken kendini kaybediyorsun...

Ve diyorsun ki:

-Aşkta mutluluk hayal olsa da hayallere âşık olmak mutluluk olsa da birlikte yapacağımız ilk kahvaltının umudunu kendimle beraber gömerek ölsem de meyveyi rüzgâr alıp *****ürse de pencere göçse de ulu bir zelzele ile bir şiir için Roma’yı yakmış Neron misali kenti de versek alevlere o ulvi elin omzuma dokunmasa da aşkın dokunsa da kalbime bir sen kalacaksın geride.

   

Alıntı ile Cevapla
Alt 07-08-2010   #2
Hakkımda
Ahtapot^
Uzman Çavuş


Avatar
 
Ahtapot^ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgiler

Üyelik tarihi: Jun 2010
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 413
Konuları: 94
Ruh Hali:
Cinsiyet:
Üye No: 27586
Karizma
Tecrübe Puanı: 20
Karizma Puanı : 1851
Karizma Seviyesi:
Ahtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi YoldaAhtapot^ İyi Yolda
Teşekkür Tablosu

Teşekkür Sayısı: 0
11 Mesajda 11 Defa Teşekkür Aldı

Seviye

Seviye18 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Aktiflik: 44 / 447
Güç: 137 / 2163
Deneyim: 90%

İletişim

Ahtapot^ isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Standart


tesekrrler..


<------- Ahtapot^ 'in İmzası------->



[Sadece Kayıtlı Üyeleriniz Linkleri Görebilirler. Lütfen Tıklayarak Üye olun...]


~
Artık dönüşü yoktur ,dönmelerimin bile ...
Çaresizim...
Ve çare-sizliğinim ...
Çünkü öğrendim sırrı ,mağaradan çıkan ses sadece mağarada yankılanır ...

   

Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiketler:



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:49 AM .


Powered by vBulletin® © 2000-2009
TeMa - Edit & Türkçe Çeviri by TuRKMaXi.OrG
Copyright ©2000-2008 Jelsoft Enterprises Ltd. TuRKMaXi

Forum SEO by Zoints
TuRKMaXi.OrG Her Hakkı Saklıdır
Inactive Reminders By Mished.co.uk